Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

İbrahim Kaypakkaya

Nereden Yazdırıldığı: Dokuz Eylül Üniversitesi Forumu
Kategori: Kültür-Sanat
Forum Adı: Biyografi
Forum Tanımlaması: Hayatlar bu satırlarda saklı...
URL: http://www.deuforum.com/forum_posts.asp?TID=21039
Tarih: 24/Mayıs/2019 Saat 23:54


Konu: İbrahim Kaypakkaya
Mesajı Yazan: Misafir
Konu: İbrahim Kaypakkaya
Mesaj Tarihi: 13/Ekim/2009 Saat 14:29
 

İBRAHİM KAYPAKKAYA

D. Yeri:
 Çorum - Alaca - Karakaya köyü
D. Tarihi:  
  1949
Ş. Yeri:
Diyarbakır - işkencede katledildi
Ş. Tarihi:
18 Mayis 1973
K. Adı:  
 Hamza
Konumu:  
P. Genel Sekreteri
 

İBRAHİM KAYPAKKAYA

İbrahim Kaypakkaya 1949'da Çorum'da doğdu. İlkokulu Karamahmut, Ortakışla ve Alacaköy'de okudu. 1961'de Hasanoğlan Öğretmen Okulu'nun sınavını kazandı ve öğrenimini burada sürdürdü. Devrimci düşünceyle Hasanoğlan Öğretmen Okulu'nda tanıştı. Bu okuldan mezun olduktan sonra, Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Sınıfına bir yıl devam etti ve İstanbul'da Çapa Öğretmen Okulu'na kaydoldu. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü öğrecisiydi. Bu yıllarda, özellikle devrimci gençliğin antiemperyalist mücadelesine yakın ilgi duydu. Sosyalist düşünceyi benimseyen Kaypakkaya, okuldaki arkadaşlarıyla birlikte FKF İstanbul Sekreterliği ile ilişki kurarak, kendi okullarında da örgütlenme çalışmalarına başladı. Bu yıllarda TİP üyesi olan Kaypakkaya, siyasal düşüncelerinin yanısıra, sanata ve edebiyata olan eğilimi, her konudaki bilgisi, alçakgönüllü kişiliği ile dikkati çekti. Mart 1968'de, Çapa Yüksek Öğretmen Okulu'ndaki arkadaşlarıyla FKF'ye bağlı Çapa Fikir Kulubü'nü kurdu. Kurucuları arasında Muzaffer Oruçoğlu'nun da bulunduğu kulüp, okul yönetimi tarafından tepkiyle karşılandı.Yüksek Öğretmen Okulu'ndaki devrimci öğrencilere karşı, baskı ve sindirme politikası başlatıldı. Fikir Kulubü'nün başkanı olan Kaypakkaya, 6.Filo'ya karşı bildiri yayınladığı gerekçesiyle Kasım 1968'de okuldan atıldı. Buna karşı Danıştay'dan yürütmeyi durdurma kararı almasına rağmen, Kaypakkaya'nın Çapa Yüksek Öğretmen Okulu ile olan ilişkisi kesildi. Bu dönemde 6.Filo'ya karşı eylemlere, öğrenci örgütlerinin düzenlemiş olduğu gösterilere katılan Kaypakkaya, FKF ve TİP içinde başgösteren ayrılıklarda, Milli Demokratik Devrim(MDD) görüşünü benimsedi. Okuldan atıldıktan sonra, çeşitli işlerde çalışarak ve matematik dersi vererek yaşamını sürdürdü. Yine bu yıllarda, özellikle İşçi-Köylü gazetesinin İstanbul'daki bürosunda çalışan Kaypakkaya, burada, Aydınlık Sosyalist Dergi ve Türk Solu'nda çeşitli yazılar yazdı. 1969'da FKF Genel Kurulu'ndan sonra, MDD görüşünü benimsemiş olanlar arasında başgösteren ayrılıkta, Doğu Perinçek ve arkadaşlarının başını çektiği, Proleter Devrimci Aydınlık(PDA) çevresiyle birlikte davrandı. 1969 ve 1970'te yoğunlasan kitlesel eylemlerin büyük bir bölümünde yer aldı. Silivri Değirmenköy'deki toprak işgalini desteklediği için gözaltına alındı. O yıllarda meydana gelen Demir Döküm, Petrix, Sungurlar, Gıslaved gibi işçi eylemlerini de destekleyen Kaypakkaya, 1971'de Çorum ve yöresini gezerek, izlenimlerini "Çorum İlinde Sınıfların Tahlili" adı altında kaleme aldı. Bundan sonra bir süre Malatya, Tunceli ve Gaziantep yörelerinde örgütsel etkinlikte bulundu. Sıkıyönetim ilanıyla birlikte aranmaya başladı. 1972'de o güne kadar birlikte olduşu PDA çevresiyle ideolojik anlaşmazlığa düştü. Aynı yıl Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi(TİİKP)'nden koparak, birlikte olduğu arkadaşlarıyla, Türkiye Komünist Partisi-Marksist Leninist, ve ona bağlı Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu'nu kurdu. Özellikle Malatya, Elazığ ve Tunceli civarında örgütlenen TKP(ML)'nin aynı zamanda ideolojik önderliğini de yaptı. 24 Ocak 1973'de, Tunceli'de, Vartinik-Mirik Mezrası'nda çıkan çatışmada, Ali Haydar Yıldız öldürüldü, kendisi yaralandı. Yaralı olarak kaçan ve beş gün çeşitli köylerde saklanan Kaypakkaya, 29 Ocak 1973'de kaldığı köyde bir öğretmenin ihbarı üzerine ele geçirildi. Yaralı olmasına rağmen yürütüldü. Buradan ayakları donmuş olduğu halde Diyarbakır'a getirildi ve hastaneye yatırıldı. Ayaklarının kesilmesine izin vermemesine karşın, yemeğine ilaç konularak, donmuş olan ayakları kesildi. İyileştikten sonra günlerce işkenceye maruz kalan Kaypakkaya, sorgusunda kendisini ve örgütünü bağlayacak hiçbir ifade vermedi. 16 Mayis 1973'te götürüldüğü sorgudan iki gün sonra Diyarbakır'a gelen babasına, intihar ettiği söylendi ve işkencede parçalanmış cesedi teslim edildi.

 



Cevaplar:
Mesajı Yazan: by_jeem!!!
Mesaj Tarihi: 13/Ekim/2009 Saat 14:33
Ölenler
dövüşerek öldüler;
güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!


Akın var
güneşe akın
Güneşi zaaaptedeceğiz
Güneşin zaptı yakın!


-------------
YA SEV YA BADABA DU!!!


Mesajı Yazan: yasakbölge
Mesaj Tarihi: 13/Ekim/2009 Saat 15:27
devrim nedir onun anlamını bilmeyenler devrim yapmaya kalkışan sünepe beyinler...ve onların başındaki insanlardan sadece birisi...
*devrim yapılacaksa ulu önder MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ün devrimlerini örnek almak gerekir...boş boş 'ben devrimciyim 'nidalarıyla dolaşmak beyinleri boş olan insanlara aittir....


-------------

Ege Üniversitesi


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 13/Ekim/2009 Saat 15:58
devrimin anlamını sadece Atatürk devirimlerini bilen boş beyinler hatta beyincikler hiç anlayamaz


Mesajı Yazan: yasakbölge
Mesaj Tarihi: 13/Ekim/2009 Saat 22:50
yok szin gibi üstün(!) beyinler varken haddimize mi düşmüş...

-------------

Ege Üniversitesi


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 14/Ekim/2009 Saat 23:06
Allah aşkına okuduğun kitapları yazsana çok merak ettim belli işte laf olsun diye milliyetçilik yapıyorsun hayır milliyetçi görmesek dediklerine kanacazda git bunları başkasına anlat yahu
 
madem ülkücülere şehit falan diyorsun kürtlerin türkiyenin her yerinde kürtlüklerini savunabildiği gibi sende git sıkıyorsa diyarbakırda ülkücülük yap göreyim seni


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 15/Ekim/2009 Saat 13:30
varooooooollllllll odddddddddooooooooo:)))
 
 
bi Kaypakkaya var, birde Çayan,
gerisi zaten yalan...


-------------


Mesajı Yazan: yasakbölge
Mesaj Tarihi: 15/Ekim/2009 Saat 15:22
Orjinalini yazan: oddo44

Allah aşkına okuduğun kitapları yazsana çok merak ettim belli işte laf olsun diye milliyetçilik yapıyorsun hayır milliyetçi görmesek dediklerine kanacazda git bunları başkasına anlat yahu
 
madem ülkücülere şehit falan diyorsun kürtlerin türkiyenin her yerinde kürtlüklerini savunabildiği gibi sende git sıkıyorsa diyarbakırda ülkücülük yap göreyim seni



fikir belirtmek için ülkücü yada milliyetçi olmak gerekmez...ayrıca milliyetçilik de utanılacak bişey değildir...
*konuyuda kürt-türk olayına getirmeye gerek yok..saptırmamalı konuları..yoksa saıkız gibi uzar gider......(((belirtmekte yarar var,türkiye bir mozaik bunun bozulmaması da elimizde..)))



-------------

Ege Üniversitesi



Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat