Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

Ölmeden Gitmek mi? Deli Sende..

Nereden Yazdırıldığı: Dokuz Eylül Üniversitesi Forumu
Kategori: Serbest Bölge
Forum Adı: Aşk&Sevgi
Forum Tanımlaması: Aşkın ve Sevginin Bahçesi
URL: http://www.deuforum.com/forum_posts.asp?TID=17594
Tarih: 13/Kasım/2019 Saat 18:12


Konu: Ölmeden Gitmek mi? Deli Sende..
Mesajı Yazan: 35 AML 35
Konu: Ölmeden Gitmek mi? Deli Sende..
Mesaj Tarihi: 17/Ocak/2009 Saat 21:50
Taşta bir görüntü uyuklar, görüntülerimin görüntüsü,
Sensizlik bir şehir olsaydı dedim,

Sensizdim, o şehri yakmaya geldim…
Evdeki hesabın çarşıya uymayan yüzüydü bana aşk dedikleri.
Ekim’e sevdalı bir eylül güneşi tepemde.
Yaramaz çocuklar gibi.
içim üşüyor bu aralar.
içsizim ya !
Güneşe bile tezat oluyorum.
Aşk’ta bir türlü dikiş tutturamıyor ellerim.
Hiçbir söz’de düğüm olamıyorum.
Her gün batımında gözlerime bir bulut oturuyor gözyaşından bozma.
En sulak şiirimi giyinip atıyorum kendimi sokağa.
Yıldızların uzaktan el edişi karanlığa teslim ediyor tüm bedenimi.
Yokluğunu süpürecek rüzgâr erken uğruyor şehrime, penceredeki yerini alıyor kuşlar.
Kuşlar susuyor bugün, ağıt artık tek konuşan.
Avucumda harelenen bakışlarına bir çift göz de ben bırakıyorum.
Yüzüm düşüyor adımlarımın ardına.
Hoyrat bir ay ışığı yüze çıkarıyor sözlerimi.
Ardımda ellerin ve yüzlerce pencere 'kal' yazıyor sessizce.
Ayaklarım başucumda.
Elim ayağım dolanıyor bir geçmişe.
Bir heyecan ki tutup kollarımdan götürüyor beni.
Gölgeme hesap veriyorum derken.
Belki de gölgelediklerime.
Ben güneşi hiç sevmezdim zaten bakma sen esmerliğime.
Sensizlik bir nehir olsaydı dedim,
Sensizdim, güneşi ellerimle o nehre serdim…
Ve ne çok istedim kırmızı bir sonbahara kaçırılmayı.
Biriktirdiğim tüm geceleri bohçalayıp kan rengi sabahlarda birikebilmeyi.
Ve bağladığım tüm düşlerimi bir tohum gibi yüreğine saçmayı.
Gelse de doğsa şu güller dedi gönlümün bahçıvanı.
Göğümün yağmurlarından kaçarken yad ellerin sahrasına tutulma olur mu!
Ey bahçemin hası.
Biri var ki toprakta saklar yasını, gül’e verir rayihâsını.
İşte şimdi saçlarıma yoğun bir sus çöküyor işte, annemin sesi bu, babamın yası ellerimde.
Yapamam.
gitmeliyim yine de.
Yalnızlık göz kırpıyor delice.
Telle duvakla işim yok anne.
Bana müsaade.
Şimdi yalnız gitmek var içimde.
Tonunda bir haykırışla yollara, yolculara,sürmek veda seslerini buğulu camlara ve aşk limitini aşmak sana çıkan raylarda.
Sensizlik bir şekil olsaydı dedim,
Sensizdim, aynadaki yüze bir kurban daha verdim…
Kendi mevsiminde iğdişlenmiş baharları kovalamak istedim yıllarca.
Yüzünün damarlarından akan hüzün nehirlerinde, körpe bir kızın kağıttan gemilerini yüzdürmek istemesiydi aşk bildiğim.
Oysa kendi çetelesinde altı fırtınayla çizili sevdaların batığıymış bende aşk. Bilemedim ey gözünü sevdiğim kör sevgili!
Gözlerinin rahlesinden sipariş ettiğim cennete bir adım kaldı.
Şimdi pusulasız kaptanları kıskandıracak kadar yolsuz, ayakları sırça güzlerle doğranmış inatçı korsanlar kadar yolcuyum.
Bana su ver ey sâkilerin elinde tutuşturduğu kutsal düş buhurdanı!
Şaraba iman etmeyen kadınların boynundaki ilmeğin son düğümünü ıslatmak yakışır sana.
Sende suya olan muhtaciyetimi gideren rutubetinden sâdır olmadı bendeki aşk. Dünya bir çöl olsaydı, yüreğim yine sende yüzdürürdü kağıttan gemisini, bilesin.


Sensizlik bir cennet olsaydı dedim,
Sensizdim, cehenneme bir bilet daha kestim.

Hadi git artık,
bulutlar yol vermiyor yoksa gözlerime…
Şimdi
Gitmeden ölmek var
Ölmeden gitmek mi ?
Deli sende..



alintidir


-------------
ADAMINA GÖRE AWAY!!!



Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat