Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

İnternette sevgili bulmak bana göre değil!

Nereden Yazdırıldığı: Dokuz Eylül Üniversitesi Forumu
Kategori: Serbest Bölge
Forum Adı: Aşk&Sevgi
Forum Tanımlaması: Aşkın ve Sevginin Bahçesi
URL: http://www.deuforum.com/forum_posts.asp?TID=16040
Tarih: 18/Ekim/2019 Saat 02:34


Konu: İnternette sevgili bulmak bana göre değil!
Mesajı Yazan: 35 AML 35
Konu: İnternette sevgili bulmak bana göre değil!
Mesaj Tarihi: 12/Ekim/2008 Saat 19:40
Halasının eltisinin yeğeninin düğününe katılıp da küçük amcasının baldızının kapı komşusu kızla tanışmak ne kadar 'normal' ise, online ortamda gerçek bir kişiyle karşılaşmak da o kadar normaldir.



Karizmamız çizilmesin diye ne kılıklara girmiyor, ne yalanlar kıvırmıyoruz ki şu dünyada?..

Internet aşklarının geldiği nokta hayret verici seviyeye ulaştı. Yapılan bir araştırmaya göre İngiltere’nin bekar nüfusunun yarısı online arkadaşlık servislerini denemiş durumda.
Ama diğer opsiyonlar bundan daha iyi değil! İrlanda’daki evli çiftlerin %23’ü bir pub’da tanışmış, düşünebiliyor musunuz? Eşini sarhoşken seçen insanlardan bahsediyoruz. Yani bu yöntem Internet’te eş bulmaktan daha bilinçli bir seçim mi?


Neden? Çünkü Internet ortamında kendine sevgili veya eş arayan o kadar çok insan vardı ki, bu durum modern hayatın ‘normal’ bir süreci haline gelmişti. Öyleyse bu türden bir haber yapacak olursak bundan yararlanacak ciddi ve iyi niyetli insanlar olduğu fikrindeydik. (Hala da o fikirdeyiz. Sağolasın Guncel.Net, var olun Guncel.net okurları).

Gelgelelim iş 'harbi ve dürüst' olmaya gelince bizim insanımızın ne şekillere girdiği bellidir. Netekim bizim haberimizi duyuran Haberturk.com sitesine bırakılan bir "Düzgün insanın nette ne işi var? Mutlaka gerçek hayatta problemleri var ki sanal aleme yelken açmış" deniliyordu.

Bundan yaklaşık 10 yıl önce yapılan bir espri şöyleydi: "Amerikalıların yüzde 95’i Internet’e bağlıymış, geri kalan %5’inin cinsel sorunları yokmuş!"

Yani ne? İnternette şansını deneyen insanlar kafadan sakattır ya da mutlaka psikolojik bir sorunu vardır, demeye getiriliyor.

Bizim insanımızın genel düşünce yapısı hakkında sosyo-psikolojik yorumlar yapacak durumda değiliz ama, yukarıda bahsettiğimiz okur yorumunun da ciddiye alınacak yeri olmadığını siz de takdir edersiniz herhalde...

Halasının eltisinin yeğeninin düğününe katılıp da küçük amcasının baldızının kapı komşusu kızla tanışmak ne kadar 'normal' ise, online ortamda gerçek bir kişiyle karşılaşmak da o kadar normaldir.

Şimdi iyi habere geçiyoruz: Karizmayı çizdirmemek için internet aşkları (online dating) konusunda yalan söyleyen kişiler yalnızca Türkiye’de değilmiş!

İngiliz The Times gazetesinin 15 Temmuz 2008 tarihli online nüshasını okuma şansına erişen insanlar http://www.timesonline.co.uk/tol/comment/columnists/sathnam_sanghera/article4332971.ece - Internet dating is for everyone, except me of course (İnternet aşkları herkes için, tabii ki benim dışımda) başlıklı yazıya rastladılar.

Sathnam Sanghera imzalı yazı şöyle anlatıyor:

İnternet aşklarının geldiği nokta hayret verici seviyeye ulaştı. Yapılan bir araştırmaya göre İngiltere’nin bekar nüfusunun yarısı online arkadaşlık servislerini denemiş durumda. Birkaç yıl önce bu insanlar, bu konudan bahsetmeye ancak hemoroid problemlerinden bahsedecek kadar istekli olurlardı. Ama olay artık normalleşti. Dört tane arkadaşım eşlerini online ortamdan buldular ve bu konudan söz ederken artık kaypak değiller.

Kıskanmıyor da değilim hani! Şu kısa süreli ilişkilerden emekli olup da artık düzenli ve sakin bir hayatım olsa fena mı olur? Ama online aşk ve romantik ilişkiler çok mekanik bir görüntü veriyor ve size yanlış bilgi verme konusunda son derece kararlı insanlarla başetmeniz gerekiyor.

Beş yıl önce çekilmiş resimler, yaşları hakkında yalan söyleyen insanlar ve "Sosyal ortamda içki alırım" diyen alkolikler veya "Maceracı bir ruha sahibim" diyen sapıklarla uğraşmak zorunda kalıyorsunuz.

Sonra bir de o piknik sendromu var. Nasıl olduğunu bilirsiniz, hani piknik alanında hoş bir yer arıyorsunuzdur, hoş bir mekan da bulursunuz ama yürümeye devam edersiniz. Hani belki köşeyi dönünce bundan daha iyi bir yer bulabilecekmişsiniz gibi gelir size. Internet ilişkileri de aynı böyle: Muhteşem biriyle karşılaşsanız bile hemen köşeyi dönünce ondan daha iyi birini bulabileceğinizi düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. Korkunç bir şey.

Ama diğer opsiyonlar bundan daha iyi değil! İrlanda’daki evli çiftlerin yüzde 23’ü bir pub’da tanışmış, düşünebiliyor musunuz? Eşini sarhoşken seçen insanlardan bahsediyoruz. Yani bu yöntem Internet’te eş bulmaktan daha bilinçli bir seçim mi?

Bunu bir kenara bırakacak olsak, eşinizi nerede bulacaksınız peki? İşyerinde mi? İş yerinden birini ayartmanın utancı bir yana, cinsel taciz suçlamasıyla karşılaşmayacağınızın ne garantisi var?

Arkadaşlarınızın size birini ayarlama şansı ise giderek azalıyor. Çünkü onlar da ya sizin gibi tek tabanca takılıyorlar ya çoktan evlenip çoluk çocuğa karıştıkları için “Sen de hiç kimseyi beğenmiyorsun..” diye size takılıyorlar.

Geriye kalıyor bir tek internet arkadaş bulma siteleri... Orada da bir takım profillerin sanki tornadan çıkmış gibi “Bunu yapacağımı hiç düşünmezdim..” veya “Aslında burada özel birini bulacağımı sanmıyorum ama..” diye başlayan yazılarla kendilerini tanıttığını görüyorsunuz. Sanki diğer herkes bu işin uzmanıymış gibi..

Bu işin gelip dayandığı şey: Gurur!

Online eş bulma konusunda ne bahane uydurursak uyduralım, işin aslı şu ki yalnız olduğumuzu itiraf etmeye korkuyoruz. Bunu itiraf etmektense ölmeyi tercih ederiz ama dışarıdaki ümitsiz tiplerden daha iyi olduğumuzu düşünüyoruz kendi çapımızda... ve çünkü sanıyoruz ki süper güzel veya süper akıllı birini bulabiliriz istersek...

Ama burada oturup şu kadarını kabul etmeliyim ki

a) O akıllı ve güzel kişi ortalarda görünmüyor
b) Üstelik öteki yalnız ve üzgün kişilerden daha iyi değilim ki ben. Hatta belki benim durumum onlardan daha kötü...

İşin aslı şu ki Internet üzeriden eş aramak pek de akıl işi gibi görünmeyebilir, hele de ciddi bir ilişki arıyorsanız. Ama sanal ortamda şansınızı denemek illa ki gerçek hayattan umudunuzu kestiğiniz anlamına da gelmez. Bunu da bir denemek lazım. Ve eğer online ortamda şansımı deneyeceksem, on yıl önce çekilmiş o hoş resmi profilime k****kla işe başlayacağım...”

* * *

Yazıyı buraya kadar okuyan siz güzel insanlardan ricamız şöyle:

Memnuniyetinizi mailto:sathnam@thetimes.co.uk - sathnam@thetimes.co.uk adresinden orijinal yazara, şikayetlerinizi müdüriyete bildiriniz.


-------------
ADAMINA GÖRE AWAY!!!



Cevaplar:
Mesajı Yazan: mepo20
Mesaj Tarihi: 16/Temmuz/2009 Saat 05:01
dogru soyluyon


Mesajı Yazan: özlem9090
Mesaj Tarihi: 16/Temmuz/2009 Saat 18:32
paylasım için tskler

-------------
gözlerıne baktıkca aglasada gözlerım aglamak ıcınde olsa gözlerını özledım



Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat