Sipariş Sistemi Sipariş Sistemi  Anasayfa Anasayfa >Kültür-Sanat >Şiir >Şairler
  Aktif Konular Aktif Konular RSS: ümit yaşar oğuzcan
  Forumu Ara   Takvim   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş
 
Üniversite Öğrenci Evi

Üniversite Öğrenci Evi

Ziyaret Edin...


 
 
 Mesaj Panosu

Göster

Mesaj panosuna 35deniz35 'internetimi d..' konusunu açtı.

Göster

Mesaj panosuna gtmat 'BURS KESİLMES..' konusunu açtı.

Göster

Mesaj panosuna meybi 'acil bayan ev..' konusunu açtı.

Göster

Mesaj panosuna gzmglsv 'bayan ev arka..' konusunu açtı.

Göster

Senin açtığın '..' konusuna bnnz şu cevabı verdi; '..'

 


ümit yaşar oğuzcan

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz Sayfa  12>
Yazar
papatya Açılır Kutu Gör
Forum Kolik
Forum Kolik
Simge

K.Tarihi: 13/Nisan/2006
Bölüm: Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 1050
Tesekkür: 297
Rep: 796
Mesajın Direkt Linki Konu: ümit yaşar oğuzcan
    Gönderim Zamanı: 17/Haziran/2007 Saat 14:10
Milyon kere Ayten :) / Ümit Yaşar Oğuzcan

Ben bir Ayten'dir tutturmuşum
oh ne iyi Ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel
Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor
Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum
Ayten üstüne
Saatim her zaman Ayten'e beş var
Ya da Ayten'i beş geçiyor
Ne yana baksam gördüğüm o
Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor
Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz
Günlerden Aytenertesidir
Odur gün gün beni yaşatan
Onun kokusu sarmıştır sokakları
Onun gözleridir şafakta gördüğüm
Akşam kızıllığında onun dudakları
Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
Bir kadehte sizinle içeriz Ayten'li İki laf ederiz
Onu siz de seversiniz benim gibi Ama yağma yok
Ayten'i size bırakmam
Alın tek kat elbisemi size vereyim
Cebimde bir on liram var
Onu da alın gerekirse
Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem
Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
Parasızlık da bir şey mi Ölüm bile kötü değil
Aytensizlik kadar
Ona uğramayan gemiler batsın
Ondan geçmeyen trenler devrilsin
Onu sevmeyen yürek taş kesilsin
Kapansın onu görmeyen gözler
Onu övmeyen diller kurusun
İki kere iki dört elde var Ayten
Bundan böyle dünyada Aşkın adı Ayten olsun
farkı fark edenin farkını fark ederim!!!
tesekkür edenler: zübük erebos
papatya Açılır Kutu Gör
Forum Kolik
Forum Kolik
Simge

K.Tarihi: 13/Nisan/2006
Bölüm: Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 1050
Tesekkür: 297
Rep: 796
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 01/Eylül/2007 Saat 15:51
22 Agustos 1926 tarihinde Tarsus (Içel)'ta dogdu, 4 Kasim 1984 tarihinde Istanbul'da öldü. Eskisehir Ticaret Lisesi'nden mezun oldu (1945). Osmanli Bankasi ve Türkiye Is Bankasi'nda çalisti, 1977 yilinda emekli oldu. Istanbul'da kendi adini tasiyan bir sanat galerisi kurdu. Yasadigi dönemin en popüler sairlerinden biriydi. Ask, özlem ve ayrilik gibi duygusal konularda yazdigi siirleriyle tanindi.





ÜSTÜME VARMA İSTANBUL


Sana geldim, içim ümitlerle dolu
Beni sarhoş etme İstanbul, ne olur
Bir gün ben de eririm caddelerinde
Çürür kemiklerim adım unutulur

Yine sen kalırsın dipdiri, sımsıcak
Göğün, bulutların, denizlerin kalır
Oynama İstanbul, benimle oynama
Bir gün öldürür beni bu dert, bu kahır

Ezilmiş ellerim arasında başım
Bu yeryüzünde başka çarem kalmamış
İşte gelip kapılarına dayanmışım

Karşında yıkılmış bir duvar gibiyim
Beni sarhoş etme, başım dönüyor
Üstüme varma İstanbul, kederliyim

BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİM


Bu kadar yürekten çağırma beni
Bir gece ansızın gelebilirim.
Beni bekliyorsan, uyumamışsan
Sevinçten kapında ölebilirim.

Belki de hayata yeni başlarım
İçimde küllenen kor alevlenir.
Bakarsın hiç gitmem kölen olurum
Belki de seversin beni kimbilir.

Kal dersen, dağlarca severim seni
Bir deniz olurum ayaklarında.
Aşk bu özleyiş bu hiç belli olmaz
Kalbim duruverir dudaklarında.

Ya da unuturum kim olduğumu
Hatırlamam belki adımı bile.
Belki de çıldırır deli olurum
Sana kavuşmanın heycanıyla.

Aşk bu, bilinir mi nereye varır
Ne durdurur özlemini, seveni.
Bakarsın ansızın gelebilirim
Bu kadar yürekten çağırma beni.

KURŞUN YARASI


İstediğin zaman, rasladığın yerde
Kıyasıya olmalı beni vuruşun
Kanım günlerce akmalı caddelerde
Tam kalbime değmeli attığın kurşun.
Ya kalbime, ya alnımın ortasına
En can alacak yerime nişan al.
Çare bulunmaz her kurşun yarasına
Beni öldür ve açık gözlerime dal
Bir eser olmasın içinde korkudan.
Tetiği kininle, garezinle çek
Kurşun değil ölüm çıkmalı namludan.
Bırak benim kanım olsun dökülecek
En son kurşunun da olsa namluya sür
Nasıl olsa ölüm var, bari sen öldür.

İMKANSIZ ŞEYLER


İmkansız olan şeyler vardır bilirsin
Yaşlanmamak gibi, ölmemek gibi.
Ve seni sevmemek çigan gözlüm
Mümkün değil ki.
Çıkarıp atamam içimden
Neyleyim yer etmişin bir kere.
Ne zaman elime bir kağıt alsam
Siner güzelliğin kelimelere.
Yumsam gözlerimi seni seyrederim
Devamlı bir musiki kulaklarımda sesin
Mevsimler seninle başlar, seninle biter
Yıl oniki ay benimlesin.
Ne zaman bir gemi görsem limanda
Alıp başımı seninle gitmek isterim.
Umurumda değil bu oyunlar, bu düzenler
Anlasana; seni arıyor ellerim.
İmkansız düşünmemek gecelerce seni
Ve sevmemek ömür boyunca, bir gün değil.
- Başka çaremiz yok, beni unut - demiştin
Mümkün değil çigan gözlüm, mümkün değil...

UNUTAMIYORUM


Unut demek kolay gel bana sor bir de.
Unutamıyorum işte unutamıyorum.
Bir şey var şuramda beni kahreden
Şuramda tam yüreğimin üstünde
Çakılı duran bir şey var
Elimde değil söküp atamıyorum.

Dalıp dalıp gidiyor gözlerim derinlere.
Kimi görsem biraz sana benziyor
Seni hatırlatıyor şu bulut şu gökyüzü
Şu kayaları döven deniz
Şu hüzünlü melodi şu napoliten şarkı
Bir zamanlar beraber dinlediğimiz.

Boyuna seni düşünüyorum durmadan usanmadan.
Şimdi diyorum o ne yapıyor acaba?
O güzelim gözleri kime bakıyor
O canım elleri nerde?
Oysa günler o günler değil
Akşamlar o akşamlar değil
Ve kalan şimdi sadece özlemin gecelerde.

Durup durup seni büyütüyorum içimde.
Seninle acılar büyütüyorum
Yeni yeni kederler büyütüyorum dayanılmaz.
Kirli sular yürüyor iliklerime
Bir zehir karışıyor kanıma anlıyor musun?
Bir daha görsem seni diyorum bir daha görsem
Bir gün olsun bir dakika olsun.

Unut demek kolay, gel bana sor bir de.
Hatırladıkça gözyaşlarımı tutamıyorum.
Dilimin ucunda sen
Başımın içinde sen
Kader misin, ecel misin nesin sen
Unutamıyorum işte, unutamıyorum...

SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM


Dağ başında bir avcı kulübesi
Yerle diz boyu kar.
Ocakta ateş
Dışarda rüzgar.
Hadi gel
Önce sevişmeliyiz uzun uzun.
Yerdeki ayı postunun üzerine uzanmalıyız
Bütün vücudunu santimetrekarelere ayırıp
Birer birer öpmeliyim.
Ve sonra sımsıkı sarılmalıyım sana
Böylece ölmeliyiz.
Aradan yıllar geçip
Bizi buldukları zaman
Etlerimiz çürümüş olsa da
Kemiklerimiz ayrılmamalı birbirinden.
Hadi gel
Nefes almak hüner değil
Seninle ölmek istiyorum.

BİR GÜN


Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum.

Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, açıl
Örtün karanlıkları masmavi denizlerde.
Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl?
O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
Bil ki seni bekliyorum.

Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak
Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak.
Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar
Bil ki seni istiyorum.

Gecelerden bir gece uyanırsın apansız
Uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
Ve bir gün kabrimde bir sarı çiçek biterse
Bil ki seni seviyorum.

AŞKTI O


Aşktı o! Değiştiren tüm gecelerimi
Aşktı o! Beni durup durup yenileyen
Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi
Oydu, doludizgin gidişime dur diyen

Bir bıçağın keskin yüzünde kan lekesiydim
Aşktı yine beni yıkayan, arıtan su
Böyle ak pAk olacağımı bilir miydim
İçimde açmasaydı o sevmek duygusu?

Ben bir tutsağım şimdi sevgiye, gönüllü
Çözmeyin ellerimi, zincirlerim kalsın
Görsün prangalarım o doğacak günü

Ve bu dünyaya aşk dolu şiirlerim kalsın
Seninle her yerde güzel, her zaman yeni
İstemem, sensiz hatırlamasınlar beni

BİR GÜN KAPINA GELSEM


Bir karanlık geliyor yokluğunun ardından
Ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum.
Vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından
Yetişir bunca keder, bunca elem diyorum.

Her şey sağır içimde, ne şiir, ne musiki
Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski.
Öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki
Bu ne bitmez ayrılık, bu ne özlem diyorum.

Beni çağırdığını bir defa duyabilsem.
Avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem
Aşarak denizleri bir gün kapına gelsem
Başımı duvarlara vurup ölsem diyorum.

UNUTULMAYANLAR


Biliyorum, unutamayacaksın!
Ağır ağır geçecek mevsimler
Bir bir ağaracak saçının telleri
Solacak albümde eski resimler.

Beni hatırladıkça için ürperecek
Boşanan gözyaşlarını tutamayacaksın.
Boşuna zorlama kendini, sevdiğim
Biliyorum, unutamayacaksın.

Ve biliyorsun, ben de unutamayacağım.
Eskimeyecek içimde sana ait ne varsa.
Şöhretmiş, servetmiş herşey geçiyor, inan
Dostluklar ve sevgiler kalıyor, kalırsa.

Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın
Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak.
Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.

Zannetme ki herşey bitti sevdiğim
Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar.
Ve bundan sonra kim severse dünyada
Seni ve beni hatırlayacaklar.

BENİ UNUTMA


Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile.
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma.

Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm.
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma.

O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yâr.
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma.

Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm.
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma.

Hâlâ duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy.
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma.

Büyük acılarla tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel.
Ne olur tanrıya kavuştuğum gün
Beni unutma.

DENİZE KAVUŞAN NEHİR


Sen üzerinde nice şafakların söktüğü
Sevgi denizlerine akan büyük nehir.
Sen biraz ışık, biraz tılsım, biraz büyü
Sen yıllardır yazıp bitiremediğim şiir.

Durmadan bir gül açar ellerinde pembe
Sen nefes alışı en bakir güzelliğin.
Gözlerin midir parlayan gökyüzünde
Bir güneş doğarcasına geceleyin?

Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel
Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri.
En karanlıklarda bile uzanır bir el
Kendiliğinden açar sabaha perdeleri.

Sen varsan dallarda kuşlar memnun
Tüm çiçeklerin rengi değişik, kokusu başka
Öylesine gerçek ki var olduğun
Çarpar güzelliğin kıyılarıma dalga dalga.

Tutsam ellerini içim ürperir hazdan
Başım döner gözlerin gözlerime değse.
Kalan tek hatıradır gülüşün bir yazdan
Yokluğun da odur senin, ölmek neyse.

Sen bastığın yerde çiçeklerin büyüdüğü
Her zaman en güzel, her yerde eşsiz
Sen yaprak, sen köpük, sen kuştüyü
Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz.
farkı fark edenin farkını fark ederim!!!
tesekkür edenler: EsMeR... dont_pain
erebos Açılır Kutu Gör
Forum Acemisi
Forum Acemisi
Simge

K.Tarihi: 18/Eylül/2007
Bölüm: Şehir ve Bölge Planlama
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 0
Tesekkür: 5
Rep: 13
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 09/Ekim/2007 Saat 19:26
 Karanlıkta
(Presto)

Beşyüz borazan birden çalıyor
Bin davul birden vuruyor başımda
Gök gürültüleri
Çekiç sesleri makine sesleri
Dağlardan kopan kocaman çığlar
Taşlar
Kayalar
Ey üstüme üstüme gelen deniz
Ey cam kırıklarından kader
Yeter artık
Nerdeyse çıldıracağım
Bir yeşil ötesine geldim durdum işte
Merdivenin son basamağındayım
Bir adım daha atsam
Kimseler tutamaz beni
Bir adım daha atsam karanlıktayım

Kaç kere söyledik
Şu potpuriyi çalmayın diye
Anlamıyor musunuz
Fa diyez bemol çaresizlikler içindeyi
Bir duvar yıkılıyor altında kalıyoruz
Bir adam ölüyor bizi gömüyorlar
Susturun şu kemanları
Biraz da ilahlar ağlasın yokluğumuza
Kirli gözyaşları kırık iskemleler
Başı bozuk Çigan havaları
Yeminler notalar akortsuz teller
Ve sakat çocukları Nagazaki ‘nin
Biz bunun için mi geldik yeryüzüne
Devirin şu putları
Mukaddes kitaplar bize göre değil artık

Sinemaskop rezaletler içindeyiz
Café Chantant ‘larda dua ediyoruz
Mabetlerde çiftleşiyoruz artık
Mesuduz
Dokunmayın keyfimize
Saint Pierre ‘in doksandokuzuncu göbekten torunu
Strip tease yapıyor
Foli Bergere revüsünde her gece
Gelsin arkasından şampanya şişeleri
Kauçuk göğüslü kızlarda bir naz bir çalım
On derste aşk
On derste güzellik
On derste cinsiyet
Ve tam onbin yıldır arayıp bulamadığımız fazilet
Sonra mezarlıklar dolusu günah
Genelevler dolusu namus
Velhasıl ailece rock ‘n roll dansı öğrendik
Tepinip duruyoruz

Pirinç tanelerine çizdiğimiz kral resimleri bizi kurtarmadı
Ne de Babil ‘in asma bahçeleri
Hakkını veremedik alın terimizin suçluyuz
Har vurup harman savurduk ömrümüzü
Akıllı bir maymun olmaktan öteye gidemedik
Şimdi bu kördöğüşünde yenildikse suç bizim
Geç anladık zavallılığımızı
Her şeyi bu sağır göklerden bekledik yıllardır
Bizi kimseler inandıramadı ölüme
Bize kimseler öğretmedi insanlığımızı

Kim kurdu bu düzeni nerdeyiz
Bu tekerlekler nasıl dönüyor boşlukta
Bu umutlar bu dualar bu kahrolası hayaller
Nasıl bunca yıldır barındırdı bizi
Bu katı yürekli topraklar
Bu gülünç mezartaşları
Ölümler ölümler ölümler
Ölümlerden beter yalnızlığımız
Bu macera ne zaman bitecek söyleyin
Söyleyin ne zaman aydınlanacak
Bu karanlık alın yazımız

Harun-er Reşidin gazabına uğradık cümlemiz
Başparmaklarımızın birinci boğumundan vurdular bizi
Bir düşüş düştük Eiffel kulesinden
Sersefil oldu ölümüz caddelerde
Nice evlerin nice apartmanların bütün ağırlığı üzerimize kurşun gibi çöktü
Sokak köpekleri işedi kanlı gömleğimize
Yedi yıldız senesi bağırdık ağladık
Kimseler duymadı sesimizi Lili Marlen
Beşyüz sene sonra anlaşıldı yokluğumuz
İşte biz böyle yitirdik inancımızı Tanrıya
Keyfimize dokunmayın
Adamakıllı sarhoşuz

Ya bir gül koparın bahçenizden
Koklayalım
Ya bir yudum su doldurun taslarımıza
İçelim
Ya da bir dilim ekmek verin
Şükredelim yaşadığımız
Karanlıklar içinde
Çamurlar içindeyiz
Tutun kaldırın bizi
O yalancı sevginiz sizin olsun
Biz yaşamak için geldik yeryüzüne
Alın başınıza çalın merhametinizi

Körsünüz ya da sağırsınız
Beyaz çorap giydi diye
Ku Klux Klan derneğinin adamları
Bir zenciyi linç ettiler
Görmediniz
İbni Mansurun beşinci karısını toprağa gömdüler beline kadar
Sabahtan akşama dek yedibin kişi taşladı
Yedibin kişi tükürdü yüzüne görmediniz
Şu gökkubbenin altında
Boşa gitti nice bonjour ‘larımız
Sonra üç kere good night dedik
Duyan olmadı

Ya savaş meydanlarında yitirip bulamadığımız gerçek
Engizisyon işkenceleri yirminci yüzyılın
Fırınlar
Gaz odaları
Kitle halinde ölümler
Kara sineklerin konduğu çürümüş et yığınları
Yaylım ateşlerile delik deşik olmuş insanlığımız
O azgın atların çiğnediği kollar bacaklar
O kan çanağı gözler
O süngü uçlarında yükselen kesik başlarımız

Bizi alçaltan bu kanlı zafer taçları işte
Öptüğümüz o pis eller
O maymun maskara soytarılar
Küçük orospular
Kirli zevklerimiz
Yatağımıza giren frengili kadınlar
Aldığını geri vermez bir karanlık dört yanımızda
Hangi perdeyi aralasak gece
Hangi taşı kaldırsak çaresizlik
Ölüm isli bir fener ışığı bu karanlıklarda
Ölüm yorgun askerlerin tek umudu sıcak
Biz bu ölümlerle yakınız ölümsüzlüğe
Bu karanlıklarla uzak

Siz dilediğiniz şarkıyı söyleyin yine
Yine karamelalarla kandırın küçük kızları
Irzına geçin torunlarınızın
O sapık arzularınız yükseltecek sizi
O karanlık odaların başıboş rahatlığı
Varın dilediğiniz gibi yaşayın artık
Bir gün bütün günahlarınız bağışlanacak Tanrı katında
Ne cehennem ateşleri ne o köprüler kıldan ince
Sizin için değil
Siz öyle Tanrıların böyle kullarısınız işte

Şimdi de oturmuş tuz biber ekiyorsunuz yaramıza
Kiliselerde camilerde öğütler veriyorsunuz Tanrı adına
Sonra her gece bir cinayet işliyorsunuz
Temiz çarşaflarda pis kanınız
Uykularımızda gölgeniz korkunç belalı
Sizi sayıyla mı verdiler bize
Defolun karşımızdan
Bize kendi derdimiz yeter
Kanınızı bulaştırmayın ellerimize

Yüzsüzlüğün bu kadarına pes doğrusu
Haydi biraz eğin başınızı
Bizden af dileyin
Kederimizi anlayın artık
Saygı gösterin sevgimize
Belki sizi affedebiliriz
Ne de olsa insanız biz de
Bir zayıf tarafımız vardır

Nasıl aldandık bunca zamandır
Nasıl inandık güzelliğine hayatın
Bize ne doğan güneşten
Büyüyen buğdaydan akan sudan bize ne
Alabildiğine kederliyiz yorgunuz
Bize dostluğu öğrettiniz
Bize sevmesini öğrettiniz böyle delicesine
Sevdikse günahlarımız Tanrı ‘nın boynuna
Sevilmedikse insanlar utansın kederimizden
Ne aradık ne bulduk dünyanızda söyleyin
Bir sevgiyi bile çok gördünüz bize
Öpüştük uykularımızda ayıpladınız
Kara kara yengeçleri saldınız üstümüze
Şimdi de bir yaşamaktır tutturmuşsunuz
Rahat bırakın bizi
Göğüyle deniziyle
Taşıyla toprağıyla
O yoktan var ettiğiniz Tanrı ‘sıyla
Dünyanız sizin olsun.

Boğaz tokluğuna yaşamalar bizi kurtarmaz artık
Biz oldum olası kör doğmuşuz
Brakisefal kafalarımız bir işe yaramıyor
Hele şu bizimsiz ayaklarımızın haline bakın
a...llığımız yüzümüzden belli
Aynaya bakıp gülüyoruz
Oysa bütün çirkinliğimiz aşikar ayna gibi
Söyleyin bir Shakespeare mi akıllıydı içimizde
To be or not to be

To be or not to be bir şey değil yine
Sen olmasan benim varlığımdan ne çıkar
Ama sen yoksun işte
Bense bütün insanlar gibi ha varım ha yoğum
Yine sana çıkıyor bütün yollar
Yine bütün iki kere ikiler dört ediyor
Dönüp dolaşıp aynı yere geliyorum.
                                           Ümit Yaşar Oğuzcan
türkçeci Açılır Kutu Gör
Forum Kolik
Forum Kolik
Simge

K.Tarihi: 25/Ağustos/2007
Bölüm: Türkçe Öğretmenliği(İÖ)
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 3804
Tesekkür: 487
Rep: 1219
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18/Ekim/2007 Saat 00:11
çok güsel şiirler saolun valla !!
gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız,
göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır..
ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir..
    haydar ergülen
GizZzeM!!! Açılır Kutu Gör
Forum Kolik
Forum Kolik
Simge

K.Tarihi: 05/Ekim/2007
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 1648
Tesekkür: 117
Rep: 273
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18/Ekim/2007 Saat 13:30
Clap
dionysos Açılır Kutu Gör
Forum Yenisi
Forum Yenisi


K.Tarihi: 18/Ekim/2007
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 0
Tesekkür: 0
Rep: 0
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18/Ekim/2007 Saat 13:34
Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
sevi şiirinden.............
papatya Açılır Kutu Gör
Forum Kolik
Forum Kolik
Simge

K.Tarihi: 13/Nisan/2006
Bölüm: Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 1050
Tesekkür: 297
Rep: 796
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 02/Şubat/2008 Saat 17:04
Orjinalini yazan: dionysos

Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
sevi şiirinden.............
hımm bu şiiride güzelmişş diğerleri gibi...Smile
farkı fark edenin farkını fark ederim!!!
denizz Açılır Kutu Gör
Forum Acemisi
Forum Acemisi
Simge

K.Tarihi: 31/Ağustos/2008
Bölüm: İşletme(İÖ)
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 138
Tesekkür: 5
Rep: 9
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 01/Eylül/2008 Saat 14:29
tesekkür edenler: mine89
cyda Açılır Kutu Gör
Forum Kolik
Forum Kolik
Simge

K.Tarihi: 07/Ekim/2007
Bölüm: Türkçe Öğretmenliği(İÖ)
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 1761
Tesekkür: 344
Rep: 928
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 07/Ocak/2009 Saat 23:23
Yollarımız burada ayrılıyor,
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.

Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.
İnsan ne kadar sevse unutabilir.
Mevsimler, gelir geçer, yıllar geçer
Sen de unutursun bir gün gelir.

Hiç yaşamamışçasına, hiç sevmemişçesine,
Unutursun, o günlerimizi, gecelerimizi,
O günlerce, gecelerce sevişmelerimizi...

Her şeyi evet, her şeyi unutabilirsin.
Hatta bütün yazdıklarımı satır satır,
Kalırsa, içinde bir derin sızı kalır.

Ümit Yaşar Oğuzcan
dont_pain Açılır Kutu Gör
Forum Kolik
Forum Kolik
Simge

K.Tarihi: 18/Ağustos/2007
Bölüm: Hukuk
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 2971
Tesekkür: 393
Rep: 826
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 08/Ocak/2009 Saat 02:34
Orjinalini yazan: cyda

Yollarımız burada ayrılıyor,
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.

Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.
İnsan ne kadar sevse unutabilir.
Mevsimler, gelir geçer, yıllar geçer
Sen de unutursun bir gün gelir.

Hiç yaşamamışçasına, hiç sevmemişçesine,
Unutursun, o günlerimizi, gecelerimizi,
O günlerce, gecelerce sevişmelerimizi...

Her şeyi evet, her şeyi unutabilirsin.
Hatta bütün yazdıklarımı satır satır,
Kalırsa, içinde bir derin sızı kalır.

Ümit Yaşar Oğuzcan
 
bu bir de nilüferin eşsiz sesinden dinlemek vardır ki işte o tada doyum olmaz =)
 
herkese ısrarla tavsiye ederim..
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yalnızsam yanılmışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni.
ZuzU08 Açılır Kutu Gör
Forum Bağımlısı
Forum Bağımlısı
Simge

K.Tarihi: 13/Ağustos/2009
Bölüm: Bilgisayar Mühendisliği
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 388
Tesekkür: 110
Rep: 248
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 14/Ağustos/2009 Saat 00:37
Orjinalini yazan: dionysos

Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
sevi şiirinden.............
 
Evet bu şiiri de çok güzel:)
Ben en çok şunu seviyorum ama:
  
 
 
Bilir Misin?

Tam sınırdan kaçarken vurulmak nedir bilir misin?
Nöbetçiler ha gördü, ha görecek
Parmaklarının ucu dikenli tellere değdi değecek...
Ama... Bir adım daha atamazsın.
Uzanıp tutamazsın;
Göz pınarlarında donup kalır hayallerin
Planların, kaçışın, kurtuluşun
Ve deler sevgi dolu yüreğini
Sevgi bilmeyen bir kurşun.
Bir okyanus da boğulmak nedir bilir misin?
Batan bir gemiye el sallayamamak,
Oturup ağlayamamak,
Birkaç kulaç ötedeki
Bir tahta parçasını tutamamak,
Nedir bilir misin?
Sevmek nedir bilir misin?
Bir şeyler tutuşur yüreğinde kıpır kıpır
Bütün benliğini sarar, ısıtır.
Her gülüşte yeniden doğarsın
Ve bin kere ölürsün her iç çekişte
Nasıl anlatsam bilmem ki.
Yani "sevmek" işte.
Duymak nedir bilir misin?
Duymak, ama anlatamamak
Çemberini kıramamak kelimelerin.
Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek
"Seviyorum" diyememek
Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin?
cern* Açılır Kutu Gör
Forum Acemisi
Forum Acemisi
Simge

K.Tarihi: 28/Ağustos/2009
Bölüm: İstatistik
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 0
Tesekkür: 2
Rep: 3
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 29/Ağustos/2009 Saat 02:56
DAĞ RÜZGARI

Kaderde senden ayrı düşmek te varmış
Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim..
Seni tanımadan
Hele seni böyle deli divane sevmeden
Yalnızlık güzeldir diyordum
Al başını, kaç bu şehirden
Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
Git gidebildiğin yere git diyordum
Oysa ki, senden kaçılmazmış
Yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış.
Bilmiyordum.

Yine de dayanmağa çalışıyorum işte
Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen
Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye
Rüzgar güzel bir koku getirmişse
Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum
Yaşamak seninle bir başka zamanı
Bir başka zamanda seni yaşamak
Her şeyden önce sen
Elbette sen
Mutlaka sen
İster uzaklarda ol
İster yanı başımda dur
Sen ol yeter ki bu zaman içinde
Ben olmasam da olur
Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır
Bitmiyorsun
Çaresizliğim gün gibi aşikar
Su olup çeşmelerden akan güzelliğin
İnceliğin ışık yüzüme vuran
Sen güneş kadar sıcak
Tabiat kadar gerçek
Sen bahçelerde çiçekler açtıran
Sudan, havadan, güneşten yüce varlık
Sen, o tek sevgi içimde
Sen görebildiğim tek aydınlık

Bir nefeste benim için al
Havasızlıktan öldürme beni
Bulutlara, yıldızlara benim için de bak
Susadım diyorsam
Bir yudum su içmelisin
Ben yorulduysam sen uyumalısın
Ellerim sevilmek istiyor
Saçlarım okşanmak istiyor
Dudaklarım öpülmek istiyor
Anlamalısın.

Ağaçların yeşili kalmadı
Gökyüzünün mavisi yok
Bu dağlar o dağlar değil
Rüzgarında kekik kokusu yok
Kim bu çaresiz adam
Bu kan çanağı gözler kimin
Kaç gecedir uykusu yok
Gündüzü yok
Gecesi yok
Yok
Yok
Anladım
Sensiz yaşanmaz bu dünyada
İmkanı yok.............
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz Sayfa  12>

En Son Mesaj Yazılan Konular
Konu Forum Yazan Tarih Okunma
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Hasan Sancak Bayrak Şiirleri 400 sayfadır.DestekGüncelREKLAM YAZARI07/Ağustos/2018-21:0413703
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Bayrak Şiirleri Hasan Sancak 400 sayfadır.Destek bGenelREKLAM YAZARI07/Ağustos/2018-21:0112635
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Hasan Sancak Kimdir?BiyografiREKLAM YAZARI07/Ağustos/2018-20:5811173
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Hasan Sancak, 12 Yıldır ADALET Arıyor!..DEÜden HaberlerREKLAM YAZARI07/Ağustos/2018-20:5314130
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Hasan Sancak,400 Sayfalık Şiirlerine Destek BekliyDEÜden HaberlerREKLAM YAZARI07/Ağustos/2018-20:5210849
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın İzmir Evden Eve Nakliyat Tavsiye - EGETUR Nakliyatİzmiregetur23/Haziran/2018-15:5035349
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın EGE Nakliyat | Maltepeİzmiregetur17/Kasım/2017-10:5118073
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın YOU PUT ON Them ALL OF WINTER WEATHER LONGERÜniversitemizweinneamy02/Kasım/2017-14:593467
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın tenis kursu_Duyurularninest12306/Temmuz/2017-02:4122701
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Kadınlar Neden Gay Erkekleri Sever?=)))Genelninest12306/Temmuz/2017-02:4110233
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın tijen erdutDEU İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesininest12306/Temmuz/2017-02:405099
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın sevda demirbilek hoca hakkında bilgiiiiDEU İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesininest12306/Temmuz/2017-02:395003
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın debis ve devamsızlıkDEU YDYninest12306/Temmuz/2017-02:3818397
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın şeyh izdihamı...(!)Türkiyeden Haberlerninest12306/Temmuz/2017-02:3811385
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın komik itiraflar....:)Komikninest12306/Temmuz/2017-02:357792
              Cevaplanmamış Konular Aktif Konular             

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör



Bu Sayfa 0,406 Saniyede Yüklendi.
e-ticaret sitesi izmir izmir web tasarım online siparış programı üye kart sistemi termal yazıcı restaurant programı su programı tüp programı kreş programı market programı veteriner programı taksi programı