Sipariş Sistemi Sipariş Sistemi  Anasayfa Anasayfa >Serbest Bölge >Güncel >Köşe Yazıları
  Aktif Konular Aktif Konular RSS: Ayıptır, zulümdür, cinayettir...
  Forumu Ara   Takvim   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş
 
 
 Reklam Oluşturun
Üniversite Öğrenci Evi

Üniversite Öğrenci Evi

Ziyaret Edin...


 
 
 Mesaj Panosu

Göster

Mesaj panosuna 35deniz35 'internetimi d..' konusunu açtı.

Göster

Mesaj panosuna gtmat 'BURS KESİLMES..' konusunu açtı.

Göster

Mesaj panosuna meybi 'acil bayan ev..' konusunu açtı.

Göster

Mesaj panosuna gzmglsv 'bayan ev arka..' konusunu açtı.

Göster

Senin açtığın '..' konusuna bnnz şu cevabı verdi; '..'

Göster

Mesaj panosuna kartbasıpçıkana 'çeko..' konusunu açtı.

Tüm Mesajlar...
 
 
 Üye İstatistikleri
 Rep TOP5

Rep:1787

 blackandwhite

Rep:1681

 by_jeem!!!

Rep:1676

 Zatoichi

Rep:1542

 Anstand

Rep:1219

 türkçeci
 Üye İstatistikleri
 Mesaj TOP5

Mesaj Sayısı:
4940

 Anstand

Mesaj Sayısı:
4577

 mine89

Mesaj Sayısı:
3804

 türkçeci

Mesaj Sayısı:
3657

 DeNizLiLi

Mesaj Sayısı:
3636

 Zatoichi
 Tüm Liste İçin..


Ayıptır, zulümdür, cinayettir...

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
Misafir Açılır Kutu Gör
Misafir
Misafir
Simge
Tesekkür: 34
Rep: 50
Mesajın Direkt Linki Konu: Ayıptır, zulümdür, cinayettir...
    Gönderim Zamanı: 13/Kasım/2009 Saat 16:29

Ayıptır, zulümdür, cinayettir...

TBMM Genel Kurulu bugün ‘Açılım’ konusunda ‘Genel Görüşme’ için toplanacak. ‘Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir’ özdeyişine uygun biçimde ‘Cumanın gelişi salıdan belli oldu.’ Yani, ‘Açılım’ın ‘Genel Görüşme’ amacıyla TBMM gündemine alınıp alınmayacağını belirleyecek olan ve Salı günü yapılan ‘ön görüşme’de ortaya çıkan tablo, bu ‘Açılım’ın CHP ve MHP’nin herhangi bir esaslı katkısı olmadan yürümek zorunda olduğunu belli etti.
Ak Partililer gözlerini dört açmalı ve ‘keşke işin en başında CHP ve MHP ile görüştükten sonra ‘Açılım’ başlatılsaydı’ cinsinden gereksiz bir ‘özeleştiri’ havasına kapılarak kendilerini ‘CHP-MHP söylemi’ne teslim eden bir ruh haline girmemelidirler. Kürt sorununa çözüm arayışı-Demokratik Açılım-Milli Birlik Projesi, adını ne koyarsanız koyun, sonuç itibarıyla bir ‘iç barış’ projesinin gerçekleşmesi, ‘varoluşunu savaşa endekslemiş’ olanlar ile uzlaşma arayarak gerçekleşemez.
Bunun neden mümkün olamayacağını Salı günü CHP adına TBMM kürsüsünde konuşan genel başkan yardımcısı Onur Öymen mükemmel biçimde ortaya koydu. TBMM kürsüsünde bugüne dek yapılmış en ‘faşizan’ konuşmalardan birine CHP adına- imza atarak, tarihe geçti.
Tarihe, TBMM zabıtlarına girerek, geçen şu sözlere bakın:
“Maalesef bu ülkenin anaları çok ağladı. Tarihimiz boyunca çok şehit verdik. Çanakkale Savaşı’nda 200 bin şehit vardı, hepsinin anası ağladı. Kimse çıkıp ‘bu savaşı bitirelim’ demedi. Kurtuluş Savaşı’nda, Şeyh Sait isyanında, Dersim isyanında, Kıbrıs’ta analar ağlamadı mı? Kimse ‘analar ağlamasın, mücadeleyi durduralım’ dedi mi? İlk siz diyorsunuz. Çünkü sizin terörle mücadele cesaretiniz yok.”
Bir CHP yetkilisi düşünün ki, bir dünya savaşı ölçeğinde ülke topraklarına yapılmış bir saldırıyla, bir iç çatışmayı aynı kategoride mütalaa ediyor; Türkiye topraklarına giren Britanya İmparatorluğu’nun ve Yunanistan’ın askerleriyle Türkiye’nin Kürt ve Alevi vatandaşları için hiçbir fark görmüyor. Ve ‘çözüm yolu’ olarak ‘silahla karşı koymaya ve ezmeye devam’dan başka önerisi yok; bunun için ‘Açılım’a da karşı. Hadi, bu kafa ile ‘Açılım’ konusunda ‘uzlaşın’ bakalım.
Demokrasi ile faşizm nasıl uzlaşabilirse, ‘Açılım’ konusunda da ancak o kadar uzlaşma sağlanabilir.
***
Onur Öymen’in -CHP adına- konuşmasının en can alıcı bölümü Dersim’i anmasıydı kuşkusuz. ‘Analar ağlamasın, mücadeleyi durduralım’ denmemesi gerektiğinin örnekleri arasında saydığı Dersim. Dersim, Cumhuriyet tarihinin yeterince ve gereğince açılmamış en kara sayfalarından biri. Oradaki insanlar, yakın tarihimizin hem Kürt ve hem de Alevi oldukları için zulüm ve katliam hedefi olarak ‘çifte kavrulmuş’ vatandaşlarımız.
Dersim’de olan-biten bir isyanı bastırma boyutlarının o kadar ötesine geçmişti ki, isyanın lideri olarak darağacına gönderilen Seyit Rıza, vakarla çıktığı idam sehpasında tabureyi ayağı ile itmişti ve itmeden önce de şu sözleri söylemişti:
“Evlâd-ı Kerbelâ’yık; Bî-Hatayık; Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir.”
Yaşlı ve dinî kimlikli bir Anadolu insanının cellâtlarına kendini asma fırsatı vermeden, işini kendi bitirmeden saniye önceki ruh halini hiç düşünebilir misiniz? ‘Kerbelâ çocuklarıyız’, ‘Hatasızız’ yani ‘masumuz’ dedikten sonra üç basit sözcük: Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir.
Seyit Rıza’nın bu sözleri halk kültürünün içinde, özellikle Kürt ve Alevi yurttaşlarımızın bilinçaltlarında kazınmış olarak kuşaktan kuşağa geçmiştir.
Bunu tabii ki faşistler bilmez ya da umursamazlar.
Kalkıp, CHP’nin Güneydoğu’da niye silindiğini sormanın, üzerinde araştırma yapmanın artık fazla bir anlamı kalmadı. CHP Genel Başkan Yardımcısı, Deniz Baykal’ın sağ kolu Onur Öymen, bunun gerekçesini TBMM kürsüsünden veciz biçimde verdi.
Artık gözünü açması gerekenler arasında, CHP’nin ‘seçmen tabanı’ olarak kabul edilen Türkiye’nin Alevi kitlesinin ve temsilcilerinin de yer alması gerekiyor. Tarihte başlarına gelen en amansız felaketin bugün CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen tarafından -CHP adına- TBMM’de, hem de ‘Demokratik Açılım’ içerikli bir konuda, niçin buna gerek olmadığının emsali gibi anlatılmasını herhalde önemle not etmeleri gerekiyor.
Onur Öymen’in Dersim katliamından ‘analar ağlamasın, mücadeleyi durduralım, savaşı bitirelim’ yaklaşımına karşı ‘örnek tutum’ olarak söz etmesi bir dil sürçmesi sayılır mı?
Sayılmaz. Onur Öymen’in diplomatlığı da Türkiye’yi haksız ve gereksiz yere savaşa yöneltmek konusunda ‘sabıkalı’dır. Onur Öymen, Ocak 1996’da Türkiye ile Yunanistan’ı savaşın eşiğine getiren ve ‘Kardak Krizi’ adıyla siyasi tarihimizde yerini alan olayın başlıca mimarıdır.
Eski Amerikan Başkanı Bill Clinton, bir hafta kadar önce bir konuşmasında ‘Kardak Krizi’ni ‘şaka gibiydi’ diye nitelemiş ve “Ben o gün Rusya Başbakanı ile güvenlik görüşmeleri yapıyordum Toplantının ortasında yardımcım, Türkiye ve Yunanistan’ın üzerinde koyunların yaşadığı Kardak kayalıkları yüzünden çatışmaya girmek üzere olduğunu söyledi. Bunun bir şaka olduğunu sandım. Toplantıyı yarıda bıraktım. Liderlerle, Türkiye Başbakanı ile telefonda konuştum. Sonunda üzerinde 20 koyundan fazlasının yaşamadığı bir kayalık yüzünden savaş çıkmayacağına karar verildi ve krizden dönüldü. Ve bundan ders çıkardım, dünyada ülkelerin nasıl savaşın eşiğine geldiği konusunda buna benzer yüzlerce örnek verebilirim.”
Aslında ‘Onur Öymen gibi diplomatları olan ülkelerin savaş çıkartma riski çok yüksektir’ de diyebilirdi. Onur Öymen o tarihte Dışişleri Müsteşarı idi. Dönemin başbakanı Tansu Çiller kendisine Kardak’ın kime ait olduğunu sormuş ve alacağı tavrın bunun cevabına dayanacağını söylemişti. Onur Öymen, Başbakanı’nın kesin bir dille ‘Bize ait’ diye yanıltmıştı. Çiller bunun üzerine krizi tırmandırmış ve Türk ve Yunan donanmaları Kardak kayalıklarının dibinde savaşın eşiğinde dolaşmışlardı.
Yanıltmıştı çünkü Türkiye’nin Roma Büyükelçiliği’nden kendisine iletilen ve İtalyanların elinde bulunan ve Türkiye’nin Kardak kayalıklarını terk ettiğini ve Kardak’ın Türk karasuları içinde olmadığını ortaya koyan belgeyi içeren kriptoyu hasıraltı etmişti. O bilgi, Türkiye’nin Kardak’ta kriz çıkartmasını ya da öyle bir krize taraf olmasını engelleyici nitelikteydi.
Türkiye’nin yakın tarihindeki, Türkiye’nin Yunanistan’la savaşa girmesine yol açacak önemde, Clinton’un ‘şaka gibiydi’ diye söz ettiği krize yol açan bu çok ciddi ve büyük ‘skandal’da Onur Öymen’in rolü örtbas edildi. Onur Öymen, Dışişleri’nde büyükelçilik görevleri almaya devam etti ve en sonunda CHP’nin genel başkan yardımcısı oldu.
Devletin resmi belgelerini sahip olduğu konumun ve sıfatın verdiği imkânla hasıraltı edip, Türkiye’yi savaşa yöneltmeye kalkışan bir diplomatın, siyaset adamı olduğu vakit, Türkiye’nin kendi vatandaşlarını ‘barıştırmaya’ yönelen bir ‘Açılım’ın karşısına dikilerek Dersim’deki ‘insanlık ayıbı’nı, ‘zulüm’ü ve ‘cinayet’i örnek göstermesinde aslında bir tutarsızlık görmemek ve bundan bir şaşkınlığa kapılmamak gerekir.
***
“Üç-beş tane yıllanmış, kaşarlanmış siyasetçi ile uğraşmayacağız. Artık halkımıza gideceğiz. Halkımızla bu projeyi paylaşacağız...”
Bu sözler Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi’nin açılışında konuşan Bülent Arınç’a ait. 10 Kasım günü muhalefetin TBMM performansından sonra söylenmiş sözler.
Doğrusu budur. ‘Proje’ye, ‘Açılım’a Türkiye insanının sahip çıkmasını sağlamak, onunla ‘paylaşmak’ gerekiyor. TBMM’deki ‘savaş lobisi’ ile uzlaşamazsınız çünkü; ‘barış isteyen halk’ ile ‘Süreç’ yol alabilir.
Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, Bülent Arınç’a “Kararlılığınız, cesaretiniz ve samimiyetiniz gerçekten güven veriyor. Kavga, çatışma, ölüm ve gözyaşı hepimize kaybettirdi. Artık kaybedecek tek bir insanımız yok” diyor; Arınç, Baydemir’in makam odasında “Mahmur Kampı’ndan buraya gelişler olabilir. Topraklarına gelsinler, ülkemizden, vatanımızdan ayrı düşmesinler, onlarla kucaklaşmayı isteriz” diye konuşuyor. Bu sözlerinin ardından Dicle Üniversitesi’ndeki konuşmasında Türkiye’de faili meçhul cinayetlerin fazlasıyla olduğunu, asit kuyularının da fazlasıyla gerçek olduğunu söyleyerek şunu ilâve ediyor:
“Keşke, olmadı diyebilseydik ama biliyorum ki oldu. Biz bunlardan kurtulmak istiyoruz. Henüz bir yaşında iken babasını, annesini görmeden öksüz kalan çocuklar biliyoruz. Annesi, dağda babasının yanına gitmiştir. Bütün bunların tekrar yaşanmadığı Türkiye’de yaşamak istiyoruz. Bütün çabamız bu.”
TBMM üyeleri: ‘Açılım’ konusundaki ‘Genel Görüşme’ günü, bugün; bu dilden, bu bakış açısından mı yanasınız, yoksa Dersim isyanında analar ağlamadı mı? Kimse ‘analar ağlamasın, mücadeleyi durduralım’ demedi diyen dilden; ülke vatandaşlarının karşılıklı kırılmasına, ülkemizin ‘iç kanama’ ile takatsiz kalmasına yol açacak ‘savaşa devam’ önerisinden mi yanasınız?
Cevap sizin.
Ama doğru soru şöyle de sorulabilir: Ey TBMM üyeleri, ‘Açılım’ ve Kürt sorununa ilişkin olarak, Türkiye’de demokrasi içinde çözümden mi yanasınız yoksa faşist zihniyetten mi?
Cevabı basit olmalı...
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

En Son Mesaj Yazılan Konular
Konu Forum Yazan Tarih Okunma
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Hasan Sancak Bayrak Şiirleri 400 sayfadır.DestekGüncelREKLAM YAZARI07/Ağustos/2018-21:045897
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Bayrak Şiirleri Hasan Sancak 400 sayfadır.Destek bGenelREKLAM YAZARI07/Ağustos/2018-21:015234
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Hasan Sancak Kimdir?BiyografiREKLAM YAZARI07/Ağustos/2018-20:584396
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Hasan Sancak, 12 Yıldır ADALET Arıyor!..DEÜden HaberlerREKLAM YAZARI07/Ağustos/2018-20:535960
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Hasan Sancak,400 Sayfalık Şiirlerine Destek BekliyDEÜden HaberlerREKLAM YAZARI07/Ağustos/2018-20:524214
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın İzmir Evden Eve Nakliyat Tavsiye - EGETUR Nakliyatİzmiregetur23/Haziran/2018-15:5015314
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın EGE Nakliyat | Maltepeİzmiregetur17/Kasım/2017-10:5111351
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın YOU PUT ON Them ALL OF WINTER WEATHER LONGERÜniversitemizweinneamy02/Kasım/2017-14:593122
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın tenis kursu_Duyurularninest12306/Temmuz/2017-02:4120203
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Kadınlar Neden Gay Erkekleri Sever?=)))Genelninest12306/Temmuz/2017-02:419535
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın tijen erdutDEU İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesininest12306/Temmuz/2017-02:404536
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın sevda demirbilek hoca hakkında bilgiiiiDEU İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesininest12306/Temmuz/2017-02:394533
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın debis ve devamsızlıkDEU YDYninest12306/Temmuz/2017-02:3817117
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın şeyh izdihamı...(!)Türkiyeden Haberlerninest12306/Temmuz/2017-02:3810659
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın komik itiraflar....:)Komikninest12306/Temmuz/2017-02:356993
              Cevaplanmamış Konular Aktif Konular             

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör



Bu Sayfa 0,609 Saniyede Yüklendi.
e-ticaret sitesi izmir izmir web tasarım online siparış programı üye kart sistemi termal yazıcı restaurant programı su programı tüp programı kreş programı market programı veteriner programı taksi programı